01 Temmuz 2009 Çarşamba

bu aralar bi garibim.bazen kendimi çok değişmiş gibi hissediyorum.üstümde bi kabuk varmış da sanki atmışım gibi.yenilenmeye açıldım.eskiden daha tutucuydum bi çok konuda.hayat anladımki karşımıza birilerini bize bişeyler öğretmesi için gönderiyor.belki bilgi mutluluktur da.yani onca zaman aradığım anahtar odur...

Onu içim titreyerek seviyorum hala...ömrüm boyunca da sevmemi kainat sağlasa keşke.sonsuza kadar beni sevse ben de onu...

24 Haziran 2009 Çarşamba

"... Sana bir şey salık vereceğim: vaktinden önce mutsuz olma! Başında dolandığını sanıp korktuğun felaketler, belki hiç gelmeyecek başına, hiç olmazsa şimdiye değin gelmediği kesinlikle.O halde kimi korkularımız bize gerektiğinden çok acı veriyor, kimisi de, hiç gerekmediği halde! Acımızı ya büyütüyoruz ya vaktinden önce acı çekiyoruz ya da acıyı kendimiz yaratıyoruz."


Ahlâki Mektuplar/Epistulae Morales - Seneca


belki de hiç gelmeyeceklerdir gerçekten de...lütfen gelmesinler nolur gelmesinler.bu kadar mı zor mutlu olmak.halbuki çok seviyorum onu...

03 Haziran 2009 Çarşamba

uzun zaman geçti...
bu zaman içinde ehliyet aldım ben ve benim gibi sağını solunu bilmeyen başka insanlar oldugunu da farkettim.sevgilime daha bi aşık oldum.daha çok korktum kaybetmekten.açıköğretimi bitirme kararı aldım vizelerim iyiydi ama sanırım finalleri batırdım.kendime çeyizlik yatak örtüsü aldım, bisürü para verdim sonra da pişman oldum.yatak örtüsünü, ona anlattıgımda surat ifadesinden pişman olmam gerektiği konusunda ne kadar haklı oldugumu farkettim.onun annesiyle tanıştım.en yakın arkadaşlarımın kısa zamanda evleneceğini farkettim.sonra kendim geldim aklıma.bu adamla evlenmek istediğimi anladım.çok sevdim çok çok sevdim...bi adamın beni değiştirmesinden çok korktum hep ama o değiştirirken beni, bu korkunun ne kadar yersiz oldugunu düşündüm.değişmek kötü bişey değildi ki gelişmeye hizmet ediyorsa.ve bazı insanların egolarından bağımsız yaşayabildiklerini gördüm,çok sevindim.

19 Mart 2009 Perşembe

bu sabah kedinin blogunu açtım ve sevgilisiyle barıştıklarını gördüm.çok sevindim buna.ayrıldıklarında "demekki her aşk bitermiş çok yazık" diye düşünmüştüm çünkü önce onlara sonra kendime üzülmüştüm.

akşam arkadaşımla otobuste giderken dedimki ona; "7 ay oldu nerdeyse.o kadar korkuyorumki ya giderse diye.geçenlerde yine geldi aklıma hüngür hüngür ağladım".dedi ki bana "ben de korkuyorum çok ama düşünsene giderse nolucakki ölücek misin.diğerleri gittiğinde ne oldu alıştın zamanla unuttun.o yüzden bırak artık üzülmeyi.seninse eğer gitse de geri dönecek zaten."

uyurken bunu düşündüm uzun uzun.aklıma gitme ihtimali her geldiğinde bunu getirmeye karar verdim.ama yine de gitmesin allahım lütfen gitmesin...

hiç kimsenin sevgilisi gitmesin...

22 Ocak 2009 Perşembe

çok güçlü olduğumu anlamam için bi kapkaççının evimin önünde çantamı almaya çalışması gerekiyomuş meğersem.sabah gelirken düşündüm bunu.çok güçlü bi kız olduğumu.fiziksel olarak olmasa bile kendi kendimi koruyabildiğimi...çığlık atarak da olsa kurtardım kendimi ya zarar vermesine izin vermedim ya...kendimle gurur duydum.

13 Ocak 2009 Salı

mutsuzum.
sonunda farkettimki benim derdim kendimle.çözülebilecek gibi olmayan bir durum bu.her akşam bütün kanallarda haberleri gezen babama "artık lütfen haber izlemeyelim moralim çok bozuluyor kaldırmıyor kalbim" demek gibi bişey ya da sevgilime duyduğum amansız özlem.onu çok görmek istemek,ama hiç gerçekten söyleyememek.özledim dersin ama lütfen gel diyemezsin.yaptığın hiçbişeyi beğenmeme hiçbişeyden memnun olmama sıkıntısı...kendimle uğraşıcak huzursuz edicek bir konum her daim olucak benim.biliyorum.neden böyleyim demenin zamanı çoktan geçti.öyle düşünmemeliyim savaşta ölen ya da ailesini kaybeden insanlar var üzüldüğüm şeye bak demenin zamanı da.çünkü zaten onları da dert ediyorum ben kendime boş zamanlarımda hiç sorun olmuyor.öldüren ölen bütün insanları dert edebiliyorum.bu iyi olmakla ya da kendini iyi görmekle ilgili bişey de değil.dün akşam birdenbire geldi aklıma.bu kadar düşünürsen delirebilirsin dedim kendime.evet delirebilirim.herkesin içinde yaşayan delilerden gibi değil hem de.basbaya o düşünen heykelle arkadaşlık edebilecek kadar.içimde büyük bi sıkıntı var.hava da o kadar güzelki aksi gibi.eskiden çok mutlu olurdum.şimdi dağıtamıyor sıkıntımı güneşle gelen o esinti bile...

02 Ocak 2009 Cuma

nereye kaçıp gidebilirim...
kimi sevsem yanında bu hayatımda sınava tabi olduğum dua.
nasıl çıkacağım işin içinden bilemiyorum.battıkça daha çok batıyorum.bağlandıkça bağlanıyorum.bırakıp gitsem, nereye,gidemiyorum.bırakıp gitmek istiyorum kaçmak.ama eğer bulacaksa nereye kaçarsam kaçayım benle gelecek biliyorum.yoruldum, çok yoruldum.

"ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte, öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de"